Bel fıtığında ameliyatsız çözüm seçeneği; "Proloterapi"

Dr. M. Mustafa Ertürk
Dr. M. Mustafa  Ertürk
drerturk@drerturk.com
Bel fıtığında ameliyatsız çözüm seçeneği: Proloterapi
  • 26 Kasım 2018 Pazartesi
  • +
  • -

Bel ağrısı, sakatlık ve iş gücü kaybına neden olabilen önemli klinik, sosyal ve ekonomik bir halk sağlığı sorunudur. Bel ağrısı bir hastalık değil bulgudur ve birçok nedeni bulunmaktadır.

Bel ağrısı toplumda oldukça sık gözlenir. Yapılan araştırmalara göre bireylerin yaklaşık %85’inde yaşamlarının herhangi bir döneminde ortaya çıkabilmektedir. Son yıllarda sıklığı giderek artan bel ağrısı, doktora başvurunun ikinci en sık nedenidir. Bir sağlık kurumunda yatarak tedavi edilen hastalıklar içerisinde beşinci ve cerrahi olarak tedavi edilen hastalıklar içerisinde ise üçüncü en sık hastalıktır.

Birçok hasta kısa süreli, hafif ve orta şiddetli, yaşam aktivitelerini kısıtlamayan ağrı şikâyeti ile doktora başvururken hastaların %80’inden fazlasında bel ağrısı tekrarlamaktadır. Bu hastaların da belirli bir kısmında bel ağrısı kronikleşmektedir.

Her bel ağrısını ‘’bel fıtığı’’ olarak değerlendirmemek gerekir. Bel ağrısının birçok nedeni bulunmaktadır. Bununla birlikte bel fıtığı, tedavi süreci göz önüne alındığında bel ağrısının önemli bir nedenidir.

Vücudun diğer bölgelerinde olduğu gibi lomber (bel) bölgesinde de omurganın sağlamlığından sorumlu olan ve ligament adı verilen ‘’bağ’’ lar bulunmaktadır. Bu bağlarda anlık travmalara veya tekrarlayan uzun süreli travmalara (ağır kaldırma, uzun süre ayakta durma, uzun süre oturma, dönme hareketleri, öne eğilme vs) bağlı olarak hasarlanmalar oluşabilmektedir. Bağlarda oluşan hasarlanmalar bu bağ yapıların elastikiyetlerini kaybetmelerine ve zayıflamalarına neden olmaktadır. Bağlarda gevşeme (ligament relaksasyonu) adı verilen bu olay sonucunda bel omurlarının stabilitesi (sağlamlığı) bozulmakta ve bu durum da ‘’bel fıtığı’’ oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

Özetle; bel fıtığı, omurganın sağlamlığından sorumlu olan bağlardaki zayıflığın sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Proloterapi yöntemi Amerika Birleşik Devletleri’nde 1950’li yıllardan bu yana uygulanmakta olan ve son dönemde Avrupa’da ve Ülkemiz’de popülaritesi artmakta olan bir tedavi yöntemidir. Proloterapi’de yukarıda bahsetmiş olduğumuz bağ yapılara (ligament) vücuda zarar vermeyen dekstroz solüsyonu enjekte edilir ve bu zayıflamış bağların güçlenmeleri sağlanır. Bağların güçlenmesi ile omurga yapısı sağlamlığına kavuşur. Sonuç olarak hem yeni oluşmakta olan fıtıkların önüne geçilir hem de oluşan fıtıkların gerilemesi sağlanabilir.

Proloterapi yöntemi, bu uygulamada uzman ve tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında herhangi bir risk içermez. Tedavi sırasında oluşan ağrı, kalçadan uygulanan herhangi bir enjeksiyondan fazla değildir.

Tedavide hastanın bel bölgesindeki sorunlu bağ yapılar tespit edilerek işaretleme yapılır, sterilizasyon sağlandıktan sonra dekstroz solüsyonu hasarlı bölgelere enjekte edilir. Seans sırasında hastanın anestezi alması, uyutulması gerekmez ve hasta seans sonrasında normal günlük yaşam aktivitelerine devam edebilir.

Proloterapi yönteminin sağladığı en büyük avantaj; bel fıtıklarında ve diğer birçok bel ağrısına neden olan hastalıkta cerrahi tedavi gerekmeksizin iyileşmeyi sağlayabilmesidir.

Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Ertürk
Instagram : Dr.Erturk

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Bursadabirgun.com harici linklerin sorumluluğunu almaz. Haber sayfamız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Bursadabirgun.com’da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur.